Ana içeriğe atla

İstihbarat'ta Devlet Vatandaş İşbirliği

dış türkler ile ilgili görsel sonucu                     

Bülent Özdemir, Klinik Psikoloji

İstihbarat bir devletin varlığına, bağımsızlığına, bütünlüğüne ve anayasal düzenine karşı içten ve dıştan gelecek her türlü tehdidin önceden tespit edilerek devlet, ülke ve millet açısından büyük ve önlenemez bir tehlikeye dönüşmeden önlenmesi için önceden tedbir alınmasına olanak tanır. Devlet memurları eliyle yönetilen istihbarat faaliyetlerinde teknik araç gereçler kadar canlı kaynaklar son derece önemlidir. Bununla birlikte bazen bilinçli bir vatandaşın küçücük bir katkısı son derece yaşamsal tehlikelerin oluşmasını önleyebilir.

Mikro kelime itibariyle genelde ekonomi alanında kullanılan iktisadi bir kelime olsa da ülkemizin içinde bulunduğu hassas durum itibariyle istihbarat  alanında kullanılabilir. İstihbarat alanına mikro düzeyde sağlanacak bir destek bazen çok şeyi değiştirebilir.

Ülkemizde son dönemde istihbarat sisteminin yenilenmesi yönünde çalışmalar yapılmakta. Sözkonusu çalışmalar yapısal ve görevle ilgili temel değişiklikleri içermekte. Daha da önemlisi bir vizyon değişikliği olabilir. Bu kapsamda istihbarat alanında yapılacak reformlarda mikro istihbarat kavramının dikkate alınması önem taşımaktadır. Yani sadece istihbaratçılar, ilgili kamu görevlileri ve değişik statülerde onlara bilgi akışı sağlayan kaynakların değil tüm vatandaşların bilinçlendirilmesi gerekiyor. Son yıllarda çok sayıda terör eylemi sonucu binlerce kamu görevlisinin ve sivil vatandaşın hayatını kaybettiği dikkate alındığında, mevcut sistemde ciddi eksiklikle olduğu anlaşılıyor. Tam anlamıyla güçlü, yaygın ve etkin bir ikaz ağına ihtiyaç bulunuyor. 

İstihbarat alanında başarılı ülkelerin ortak özelliğine baktığımızda konuyu devlet ciddiyeti ile ele aldıkları ve her yönüyle irdeledikleri görülüyor. Bu ülkeler teknolojik gelişmişlikleri ve istihbarat kültürlerinin yanısıra yaygın kaynak ağlarına sahipler. Dünyanın her bir köşesinde gerek memurları, gerek kaynakları gerekse istihbari bilince sahip vatandaşları ile etkili olmaktalar.

Bugün İsrail bu alanda gerek yerel de gerekse ülke dışında en başarılı ülkelerden biri. Gerek kendi vatandaşlarından gerekse dünyanın değişik ülkelerinde yaşayan Yahudi kökenli "sayanlardan" destek alıyor. Bunda hangi ülke vatandaşı olursa olsun Yahudilerin milli şuura sahip olmalarının ve istihbari alanda farkındalık düzeylerinin yüksek olmasının katkısı büyük. İster İsrail'de isterse başka ülkede yaşasınlar,Yahudiler dünyanın her yerinde eş, dost veya akraba bulabilmekteler. Yakınlarıyla irtibatlarını sürekli canlı tutmaktalar.

Mossad'ın hasım kabul ettiği Arap ülkelerine yönelik istihbari ihtiyaçlarının bir kısmını ABD, Fransa, İngiltere, İtalya gibi ülkelerde kolayca elde ettiği ileri sürülmektedir. 

Bu örnekten hareketle Türkiye'de istihbarat konusunda yaşanan sıkıntıların giderilmesi halinde terörle mücadelede başarılı olunacağı değerlendirilmektedir. Bunun için kamuoyunun istihbari konularda bilinçlendirilmesi son derece önem taşımaktadır. Böylece bilinçli ve duyarlı bir vatandaş güvenlik ve istihbarat servislerini uyarmak suretiyle çok büyük bir terör eyleminin önlenmesini sağlayabilir.

Türkiye'nin yurtdışında son derece etkili bir diasporası bulunmaktadır. Türkler gözü kara oluşları, girişimci ruhları ve pratik davranışları sayesinde dünyanın her yerinde, her sektörde varlıklarını hissettirmektedirler. Herhangi bir siyasi ve ideolojik bölünmeye yer vermeden, ülkemizin milli güvenlik çıkarları ve dış politik hedeflerine ulaşması yönünde bu büyük potansiyeli değerlendirmek gerekir. 

../.


                                                                                     
                                                                             





Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

MİT’te Yapısal Değişiklikler ve Stratejik Analiz Başkanlığı

Dr.Erhan Canikoğlu Ankara, 20/06/2016

Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Varşova Paktı’nın feshinin ardından başta NATO olmak üzere bölgesel savunma örgütleri ve Batılı devletlerin savunma, istihbarat ve güvenlik kuruluşları kendilerini yeni güvenlik ortamına uyumlu hale getirmeye başladılar. Doğudan konsanvisyonel askeri saldırıya ve nükleer ilk vuruş stratejisine karşı Avrupa-Atlantik bölgesini savunma görevini üstlenen NATO konsept ve stratejisinde değişiklikler yaptı. NATO’nun yeni güvenlik ve savunma doktrinleri terör, nükleer malzeme kaçakçılığı, etnik, dini ve mezhep savaşları, insan, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi yeni tehditlerle baş etme yeteneğini geliştirmeyi hedefliyordu. NATO, ulaştırma, haberleşme ve bilişim alanında yaşanan gelişmelerin sayesinde suçların sınır aşan niteliğe kavuşması üzerine bunlarla mücadele için çeşitli işbirliği platformları oluşturdu. “Alan dışı” harekat konseptiyle Balkanlar’daki savaşlara müdahale etti. Doğuya doğru giderek genişledi. Orta v…